Mini minnacık ayaklar mini minnacık eller Mustafa Keleşoğlunun eğitmenliğinde büyüklerine taş çıkarır derecesinde folklör gösterisini izlemenizi isterim.Video yükleme işini ben üstlendim biraz sıkıntı yaşadık ama olsun uğraşımıza değdi.İnşallah bununla kalmazlar ;) :)
Blog Ödülleri Blog Ödülleri olalı böyle bişey görmemiştir.Çok fazla olmadı ama en azından blog dünyasındaki kısa geçmişimle ben ve bir çok kimse böyle bir şey görmemiştir.Efem blog ödülü dediniz bizde kendimize az biraz güvendik hadi hem destek hem bir sınama olsun dedik başvurumuzu yaptık.Bilumum aşamaları yaptık.Ve siteyi arada bir yoklayıp duruyoruz.İlk günden beri ödüller sekmesi”en kısa zamanda yazacaz” mı neydi öyle bir şey var.Bu konu bazı bloglar tarafından eleştirildi hatta “salatıkla tuzluk verecekler ” diyenler bile oldu.Hadi onu geçtim bublog konferansından hemen sonra açıklamakda nesi!
Diyelim ki fazla ümit bağlamıyoruz biz haber günden kategorisinde birinci olduk.Peki biz neredeyiz? İzmir Peki kazanıp kazanamadığımızı nasıl bileceğiz yada ödülü bilmiyoruz ama elle tutulur gözle görülür bir şeyse nasıl alacağız yada o organizasyona nasıl katılacağız.Malumunuz dünyada saniyeler içnde yer değiştirmek mümkün olmuyor.Şahsen ben olsam(tabi bana kızanlar “sen değilsin beğenmiyorduysan girmeyeydin kardeşim” diyebilirler.) en azından ayın 5 inde bu oylamalar sonuçlandı.Kazananların bir listesi elden ulaştırılır vatandaşda ona göre planını yapar atlar otobüsüne gelir Galatasaray Üniversitesine organizasyona iştirak eder. Devamını oku »
Belki de çoğumuz Hıdırellez’i baharın gelmesi olarak kutlar öyle biliriz. Bu gün yani 6 Mayıs itibariyle kutladık. Bu tarihte ne olmuş derseniz hikayeseni de Ahmed Şahin hocamdan dinleyelim.Her sene bahar mevsiminde yeşilliğin iyice canlandığı 6 Mayıs’tan itibaren Hıdırellez bayramı kutlamaları başlar…
“Hazreti Musa Aleyhisselam zamanında bir hükümdarın tek oğlu kendini dini hizmete verir, babasının hükümdarlığı, saltanatı, şan ve şöhreti onu tatmin etmez. Bu, Rabb’imizin de hoşuna gider. Ona kerametler ihsan eder. Nitekim irşat için geçtiği yerlerde bastığı çorak topraklar, yürüdüğü yol kenarları, oturduğu kuru zeminler yemyeşil hale gelir, bahar çiçekleri açmaya başlar. Arapçada yeşilin bir adı (hazr) olduğundan çorak yerlerin yeşillendiğini gören halk, ‘buradan bastığı yeri yeşillendiren genç geçmiştir’ manasında Hızır geçmiştir diyerek gence Hızır adını verirler. Artık halkın dilinde Hızır adını almış olan bu genç, mayısın başlarında görmeyi çok istediği İlyas Peygamber’le de bir buluşma gerçekleştirir. Bu buluşmaya büyük değer veren halk, iki sevilen insanın buluştuğu bu günü Hızır-İlyas bayramı olarak ilan ederler. Dilden dile söylene söylene Hızır-İlyas bayramı, Hıdırellez bayramı olarak gelir. Tıpkı Hoca merhumun, oğlunuzun adını Eyyüb koyarsanız dikkatli söyleyin, söylene söylene ip kalır, demesi gibi olur. Hızır-İlyas isimleri söylene söylene Hıdırellez şeklini alır.”
Böyle anlatmış Ahmed Bey okuyupta kendime geldim. Bu günlerde karşımıza çok hurafe çıkabilir arkadaşlar bu tahriklere kapılmamalıyız. :D Oraya buraya taş.para vs. tutturmamalı, atılmamalı. Çaput bağlanmamalı. Böyle şeylerin dinimizde yeri olmadığı gibi istemeden şirke girebiliriz. Şirk ise en büyük günahlardan biridir. Eğer Allah öyle bir şey istesiydi belirtirdi. Ama “Bana dua edinki bende icabet edeyim” buyuruyor. Bizde samimi bir şekilde dua ederek her şeyi O’ndan istemeliyiz. vesselam…
Malumunuz önümüzdeki pazar birileri istedi diye ve sanki diğer günler herhangibir önemleri yokmuş gibi ve ogün değeri ikiye üçe katanan anneler günü.Genelde ben bu tip bütün günlere karşı değilim ama gereklide bulmuyorum.Ne yani babam veya annem veya sevgilim o gün içinmi var yada o günün ne özelliği varki ben anneme,babama veya sevgilime ayırdığım dakikalar neden diğer günlerden farklı.Sanırım bu tip bütün uygulamalar maddi çıkar sağlamak için ve sermayenin gerçek sahiplerinin uydurmaları.
Misal bilmem kaç yılında bir fabrikada bilmem ne olmuş ve işci kadınlar ölmüş o gün kadınlar günü olsun denmiş tabi o güne bir nebze olsun hakveririm ama bugün onlar için ne düşünce nede bir dua gidiyor arkalarından ki bunu bizde yazdık sitemizde kutladık ama itibar etmiyoruz(bu günlerde kutlanan için) kadınlar bizim için her zaman ve her yerde değerli ve önemli dedik. Devamını oku »
Dondurma! Dondurma yerken tarihçesini merak ettim ve araştırdım. 3000 yıl olmuş keşfedileli. İlk dondurmayı çinlilerin bulduğu söyleniyor. (Bu çinlilerde her taşın altında çıkmaya başladı) Fakat hikayesi romalılardan . suturunleri.com şöyle anlatıyor hikayeyi
“Roma imparatoru Neron, savaşçılığıyla olduğu kadar boğazına düşkünlüğü ile de tanınırmış. Gladyatör dövüşlerini seyrederken, kendisine lezzetli yiyecekler sunan çeşnibaşlarını ödüllendirirmiş. Çeşnibaşlarından biri, bir gün dağın zirvesinden topladığı karları bir kaba sıkıştırarak doldurmuş. Üzerine bal ve çeşitli meyve parçaları dökerek, imparatora sunmuş. Neron, o güne kadar hiç tatmadığı bu yiyeceği çok sevmiş. Ertesi gün de köle ordusunu kar toplamaya göndermiş. Karın üzerine bal ve ezilmiş meyve döktürerek, tarihin ilk dondurmasını hazırlatmış.”
Anadolu ve doğu dünyası dondurma ve soğuk içeceklerle iç içe binyıllardır. Marco Polo bile dondurma tariflerini çinden ithal edip italyanlara veriyor. İtalyanlarda yemek konusunda baya hünerli olduğu için geliştirmişler dondurmayı. Avrupa 17.yy’da tanışıyor dondurma ile. 1851′lerde ise Amerika. 90′larda soğutucuların gelişmesi ile dondurma yeni bir çağ atladı ve günümüz. İyi bir pazar sayılır. Eskiden (birkaç yıl önce) sadece yazın dondurma bulabilirdik. Şimdilerde yaz kış fark etmiyor. Afiyet olsun. Bu arada Maraş dondurmasının üstüne başka dondurma tanımam. Onun hikayesinide wikiden öğrenebilirsiniz. :D
Bir çok vatandaşımızın eskiden beri kullandığı deyimin yani “Aslanım sırtını devlete yasladınmı işin kebap” bu deyimin yerine gelmesi demek adamın KPSS (Kamu Personeli Seçme Şeysi) sınavını kazanabilmesi ve yaptığı tercihin tutması lazım gerek.Tabi bu senenin başlarına kadar devletde teşeron çalışşan işciler 657/4b maddesinden sözleşmeli devlet memuru falan olabiliyorlardı tabi belirli şartları sağlamak şartıyla.Şimdi bu olayda kalktı ve söylenenlere göre eşit şartlar altında “ki bana göre böyle bir durum yok” sınav ve atamalar yapılıyormuş.Şimdi ben teknik bir elemanım daha açık belirtmek gerekirse Biyomedikal Cihaz Teknikeriyim bilmem hangi kanuna göre devletde teknik personelin taşerondan çalışması yasakmış.Fakat başka bilmem hangi kanundaki bir açık yardımıyla bu iş de kılıfına uyduruluyormuş.Adaletsizlik konusuna gelince ben teknik bir adam olduğum halde malesef vasıfsız işci kategorisinde çalışıyorum.Bilmem hangi kanundaki açık teknik elemana izin vermezken temizlik işcisine (bildiğim kadarıyla) izin veriyormuş. Devamını oku »
Geçtiğimiz haftalarda Cem Yılmaz‘ın komik telekom reklamlarından olan ve “Videofon” sisteminin tanıtıldığı reklamda kullanılan telefon yan tarafda görülmekde :D şaka bir yana yandaki telefonu Türk Telekom belirli şartlar altında ücretsiz veriyormuş.Okudum ve anladığım ve okuyucu yorumlarına göre bu iştede bi çapan oğlu var gibi.
1 Mayıs tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de İşçi Bayramı olarak kutlanıyor. Tabi bayram anlayışımıza pek sığmasa da bayram diyoruz orası da ayrı konu. 1977 bayramında çıkan olaylara rağmen ders alınmamış olunacak ki, futbol takımı taraftarlarının yaptığı türden bir inatlaşma yüzünden, işçi sendikaları Taksim’e akıyoruz dediler. Arkasından da İstanbul Valisi tehditvari bir uyarı yaptı. Ama dinleyen kim. Bugün hiç haberleri izlemedim, internetten okumadım. Çünkü 3 gün öncesinden söylemiştim arkadaşlara olacağı. Hatta ölüm olayı bile olur dedim ama şükür Allah’a olmadı.
Bu bayramı kutlamak isteyenlere bir şey diyemem. Fakat yıllardır ülkemizde komunizm = pkk terörü denklemi kurulmuşken, işçi sendikalarının ille de Taksim demesine anlam veremedim. Bu güne kadar sadece TVden izleyen birisi olarak ben bile, o vatan hainlerinin bayram bahanesine insanların arasına karışıp, kendi propagandalarını yapacaklarını bilirken, sendikalar neden görmek ya da bunlardan arınmak istemiyor. İki düşüncem var. Yoksa onların aralarında olması, kendilerini rahatsız etmiyormu? Öyle ya da böyle ben bu bayramın uzun bir süre ülkemizde kutlanmaması taraftarıyım. Hem işçi halkımız miting alanlarında biber gazı, polis copuyla bir gün geçireceğine ülkesine 1 gün daha emek verecek; hem de polisimiz jandarmamız en az 1 ay rahat edecek. Hakikaten, bizim ülkemiz için bence böylesi daha iyi.