Ekmekleri Çöpe Atmıyorum (mim)
Kategoriler: Aktüel..., Küresel ısınma
Uzun zamandır zamlardan,kıtlıktan ve küresel ısınma nedeniyle bir sürü sıkıntıdan bahsediyor ve sürekli sitem ediyoruz. Daha önce küresel ısınma ile ilgili bir çok yazı yayınladık sizlerde yayınlamıştırsınız. Sadece yazıyayınlamak bu illetten kurtulmamızı sağlamıyor.Bu konuda insanlara bilgi vermek ve uygulamada üstün başarı sağlamak bizi bir nebze olsun ileri götürebilir. Her nekadar önü alınmaz bir hızla yokoluşa sürüklensedek bu sürenin uzaması tamamıyla bilinçli ve geleceğe sahip çıkmak isteyenlerin yoğunluğuna bağlıdır. Geçtiğimiz cuma günü Cuma Namazında hoca hutbede israfla ilgili bir konuşma yaptı. Özellikle ekmek,su israfından ve doğal ortamların kötü kullanımından bahsetti. Bir damla su için bekleyen,bir parça ekmek için bekleyen insanların varlığını unutmamak gerektiğini bir kez daha hatırlattı. Bende namazdan hemen sonra bu konuyla ilgili birşeyler karalamak istedim.Tabi ondan bir kaç gün öncede gazetede duymuştum bir haber inanılmaz bir israf söz konusu.
“Araştırmaya göre, Türkiye’de günde 123 milyon ekmek üretiliyor. Tüketiciler satın aldıkları bu ekmeklerin yaklaşık yüzde 5′ini yani 6,1 milyon adedini israf ediyor. Prof. Dr. Adem Elgün, Prof. Dr. Sezgin Ünal, Prof. Dr. Hamit Köksel, Prof. Dr. Hikmet Boyacıoğlu ve Prof. Dr. Hazım Özkaya’nın katkılarıyla hazırlanan çalışmaya göre ekmeğin en çok israf edildiği yerlerin başında öğrenci yemekhaneleri geliyor. Lokanta ve otellerde ekmek israfı yüzde 3,11, kurum yemekhanelerinde yüzde 2,47, öğrenci yemekhanelerinde ise yüzde 8,62 düzeyinde bulunuyor. Söz konusu israf 450-500 bin ton civarında buğdayın da israfı anlamına geliyor. İsrafın karşılığı ise 900 milyon YTL’ye kadar çıkıyor.”
Belki bunları iyi kötü tahmin edebiliyoruz ama tahmin etmekde yetmiyor.Bir şeyler yapmak gerekiyor bunun için böyle bir ‘ister mim dalgası isterseniz bir seferberlik artık nasıl isimlendirmek isterseniz’ birşeyler yapma gereği duydum.Bu dalgada amaç bayat eklemekleri değerlendirme yöntemlerinden kısaca bahsetmek ve insanları duyarlılığa davet etmek.
Mesela biz bayat ekmekleri daha sonra değerlendirebilmek için buz dolabına koyarız böylece bayatlama hadisesi ertelenmiş oluyor.Bir başka yöntemde yumurtalı ekmek .Bu dalgayı tesadüf duyanlar dahil benim bağlantılar listem, rss abonesi olduklarıma göndermek istiyorum artık onlar yazarlar yada yazmazlar kendileri bilir. :)
Acemi Blogcu aleysan Bigadic Mania™
bilgialemi Biomedikal Arşivi blogbankasi dmRy Editorya Efe mekanı Erdem tüzen eylulgunesi Göksenin iTaLiaNo20™ Kurtcuk mabel Maneviyat Bloğu nahnu bey pacch Tuuçe webmaster Wolkanca WordPress Türkiye WPArşiv Yakuter Mustafa Akyol Uyuyang Sesebian Recep Hilmi Tufan Selçuk Hoca eburhan.com H-Yaman




Dün akşam TRT2′de izledim ve üstünde durulması gereken bir konu olduğuna kanaat getirdim. Türkiye’deki zirai ilaç kullanımın artmasına yönelik bir araştırma yapmış TRT. Neredeyse yediğimiz tüm meyve sebzeler Pestisit denilen zirai ilaç barındırıyor. Üretim sırasında mamulu börtü böcekten korumak için atılan bu ilaçlar dünyayı tehtit eder durumda. İlk başlarda Pestisit kullanımı sonuç verir. Fakat gittikce zararlı canlılar bu ilaçlara karşı bağışıklık kazanır. Sonuç mu daha güçlü Pestisit üretimi ama böcekler bunlarada bağışıklık kazanıyor. Siz ilaç atsanızda atmasanız da kaybınız %30 ile %15 arasıda. Olan bize ve dünyamıza oluyor. Bu ilaçları da biz kullanıyoruz burada ortaya bir çelişki çıkıyor. Biliyor musunuz bu ilaçlar taaaaaaa buzullarda bile tesbit edilmiş hatta ve hatta anne sütünde bile :( düşünün!!!! Pestisit kullanmadan ürünler korumaz mı derseniz korunuyormuş. Doğada her canlınıın bir düşmanı vardır. Dengeyi bozmasaydık böyle şeyler ortaya çıkmayacaktı. İnsalık başa dönmüş böcülerle doğal şavaş için uğraş veriyor. Hadi hayırlısı. Bu ilaç firmalarının pek işine gelmiyecek ama olsun. Bu ilaçlar gitgide insanlar üzerinde etkili oluyor ve kansere kadar varıyor. Hepimiz bu ilaçların kullanımın karşısında olalım arkadaşlar. vesselam…
Türkiye bir çok doğal kaynakla süslü ve bu yüzden yüzyıllardır cazibe ve yabancıların ele geçirmek istedikleri bir merkezdir.Öyleki bir çok yeraltı zenginlikler yerüstü güzellikler Türkiye’de hem bacasız sanayimiz hemde bacalı havayı kirleten sanayimiz mevcut. :) Uzunca bir süredir dillerde olan bir 
Kyoto Protokolü
www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması na geçte olsa fazla idaamız olmadan katıldık.Seo yarışmasının başlangıç tarihi ve bizim yarışmaya 

