12 Temmuz 2008 tarihinde aleysan yazmış 1 yorum »
->
Efem temmuz ayına yeni işimle beraber girdim. Teknik servis olduğumuz için ege ve akdeniz bölgesi bize bakıyor. Haliyle günlerdir ne eve ne de bilgisayarımın başına uğrayamıyorum. Bir aralar çanakkalede patronun laptopu ile otelden bağlanmıştım o da beleş wireless vardı da ondan :D İlk günümde uşak yaptım. Sonra çanakkale, ankara, izmir, balıkesir, aydın ve bu gün tekrar izmirdeyim. Şükür bir şeyler yazmaya fırsatım oldu. bunyaza çok kızarım bu işi başıma sen sardın diye. Bir problem oldumu hemen onu arar basarım yaygarayı. D: İnsanlara hizmet vermek güç. Memnun etmerk ayrı bir dert. Biz insanlara en kötü şeyi yapıyoruz. Onların parasını alıyoruz. :D Onlarda haliyle %100 hizmet moduna giriyorlar. Patron hep şöyle der. Sivrisineği belini kırmadan …sin. Piyasa adama neler öğretiyor. Biz de elimizden geldiğince kaliteli ve hızlı hizmet vermeye çalışıyoruz. Olsun asıl konumuz bu gün evde olmam. Sabaha kadar uyumayacağım internette deli gibi dolanıp diziler izliyeceğim yuppiii :D
Etiketler:aleysan,
aydın,
bunyaz,
izmir,
kaliteli hizmet,
müşteri memnuniyeti,
teknik servis,
uşak
22 Haziran 2008 tarihinde bünyaz yazmış 3 yorum »
Uzun aradan sonra tekrar görüşmek çok güzel ve heyecan verici sanki ilk yazımı yazıyorum gibi bir his var içimde bir de şu aleysan efendi rahat bıraksa habire msn den yazıp duruyor :) Neyse sizlerden yaklaşık 22 gündür ayrı kaldım.” Ne kadar önemli işlerin vardıda ayrı kaldın ” diye sormak hakkınız ve benimde açıklama yapmam gerekli. Az değil 22 gün, isterseniz gün gün ve hatta saat saat ne yaptığımı sırasıyla anlatayım. Tüm çıplaklığı ile anlatayım (o düşündüğünüz türden değil canım :) )
Haziran
- gün Kemalpaşa Altın Kiraz festivali vardı. Cuma günü atölye eşrafından Ümit “benide götür benide götür” demişdi.Ama benim gidince başımıza gelecekleri bildiğimden pek taraf olmadığımı kendisine bildirdim.Gitmedim işte yaw amma uzadı :) O günü akşam saatlerine kadar evdeki inşaat hadisesinde geçirdim hatta şu yazıda belirttiğim işleri devamı niteliğinde işlerdi belki akşam İzmir’e de gitmiş olabilirim 22 gün bu borumu okadar keskin hatırlıyamıyorum. :)
- gün Sabahın kör bir vakti idi kalktım işe gittim ama nereden gittiğimi hatırlamıyorum evka4 de uyanıp da gitmiş olabilirim belkide Kemalpaşa’dan gitmiş olabilirim meçhul.Neyse o gün kesin iş stresli geçmişdir.Malum pazartesi sendromları işte. Bunun yanında akşamlarıda altdan dersleri verme çabası içindeyim ilk önce elo1 e girdim ve hiç beklemezken 50 aldım çıktım(bu bölümve sonrasında habire sınav muhabbeti duyacaksınız çünkü bir sürü dersim vardı altdan hepsini büyük bir gayretle verdim sayılabilir.) Akabinde kendisine hayran olduğum bir hocamızın dersi işletme yönetimi sınavına girdim ve 74 aldım çıktım bir hata yoksa. Akşam kesin evka 4 e gitmişimdir çünkü sınavdan çıkmam 9:10 gibi oluyor.
Devamını oku »
Etiketler:ölüm,
öğrenci,
bünyaz,
blog,
ders,
din,
ege,
film,
hoca,
ilginç,
insan,
millet,
olay,
para,
resim,
sorun,
yazı,
zaman
8 Haziran 2008 tarihinde aleysan yazmış 4 yorum »
Bu gün pazar hadi biraz blog takip edip dizi izleyelim dedik. Nasip olmadı. Tam google readerı açtım benim emektar bilgisayar reset attı kendine. ( Artık benim hızıma dayanamıyor gariban bir yanda prisionbreak(meda player) biyanda firefox). Ardına bi r telefon. Alo Alii arılarınız oğul çıkarmış (yavrulamış). Hadi bee! Ne yapalım peder beyler bahçede evde de kimse yok. İş başa düştü. Yunus amcayı da çağırdım hemen tabi. Vardık boş bir kovan (arı yuvası, evi) ayarladık içine de bir kaç boş petek. Arılar bir zeytin ağacının yüksekçe bir dalına toplanmışlar. Alçakta olsalardı hemen kovanın içine çırpacaktık malesef zeytinin küçük bir dalını kesmek zorunda kaldık. Kesilen koldaki arıları yavaşça kovanın içine çırptım. Yarısı içine yarısıda başka biir dala kondu. Kapağını kapatıverdim hemen. Dalı bir sırık yardımıyla çırptım. Bu sırığın ucunda içi delik su kabagı bağlı idi arıların ona konmasını sağladık. Tekrar yere indirip bu sefer kovanın önüne çırptık. İçine akın akın gitti güzelim arılar. Tabi bunun nedeni arı beyinin yani ana arının kovanda olmasıdır. Eğer ana arı yoksa işçi arılardan bir şey beklemeyin ya kaçarlar ya ölürler. Üstümüzde arıcı tulumu olduğu için kazasız atlattık günü. Arılar kovana yerleştiler şu saat itibariyle, inşallah mutludurlar. Geçen gün çıkan oğullar kaçmıştı. :D
Etiketler:arı,
arı oğulu,
arıcılık,
firefox,
oğul,
pazar,
prisionbreak,
wikipedia
31 Mayıs 2008 tarihinde aleysan yazmış Yorum yok »
Salih Memecan, geçen haftanın gündemine damgasını vuran ‘ böcek ve dinleme! ‘ skandalını çizdi…
Olay hala ateşlenerek devam etsede elden bir şey gelmiyor. Yeter artık diyerek…
Buyrun buradan karikatürü inceleyebilirsiniz.
Etiketler:akp,
önder sav,
chp,
dinleme sıkandalı,
sabah,
salih memecan,
vakit gazetesi
11 Mayıs 2008 tarihinde bünyaz yazmış 3 yorum »
->
Yevmiyenin kelime anlamını hepimiz biliriz.Ben kendimi bildim bilelli boş kaldığım her vakitde babamla beraber çalışırım.Babam ne iş yapar derseniz bana göre yapmadığı işleri saymak daha kolay geliyor :) Babam esasında torna tesviye ustasıdır fakat İzmir’de yakın bir arkadaşı gel seninle tesisat işi yapalım der ve babam olur sıhhi tesisatcı.O işleri yaparkende gider bir ahşap silme makinası (yani bozuk yüzeyleri zımparalayan makina) alır. Aradan zaman geçer Kemalpaşada samimi bir dostu ile alüminyum doğrama atöylesi açar ve uslatık belgesini alır.Sağolsun hayırsız bir eniştem var sayesinde oradan ayrılmak zorunda kalırlar.Sonrasında babam gene eski düzen kendi işlerini yapamaya devam eder.Şimdi bu süreçde bizzat benimde bulunmuşluğum var o zamanlar “sen kimin oğlusun len” “sucu enver” :D sonrasında “Bu delikanlıı senin mi usta” “ellerinden öper” şimdilerde “Demek hastanedesin ama babanada yardım ediyorsun, maşallah” “E napalım amcam boş durmakdan iyidir” gibi ve çok benzeri cümleleri halen duyuyorum.
Bazen kışın soğuğunda bazen yazın en sıcak günlerinde çekilmesede bana kazandırdığı bir çok ders var.Hayatımla ilgili bir çok kararı bu süreçde verdim halende eski günleri örnek alır ona göre kararlar veririim. Devamını oku »
Etiketler:çatı,
güç,
iş,
saç,
teknikeri,
tuğla,
yorgunluk
10 Mayıs 2008 tarihinde aleysan yazmış 1 yorum »
Genelde hayatımla ilgili kararları verirken zorlanırdım. Çoğu şeyi zamana bırakır onun zan altına girmesini sağlardım. İlginç bir taktik ama… Hele şu 6 aydır her şey üst üste geldi önemli kararlar vermek zorunda kaldım. Birinin beni gazlaması lazım. Bu sefer ki gazı bunyaz kardeşimden aldım. Sağolsun bazen onu fikir babam olarak görürüm. Soğuk kanlılıkla karar verir bazende karşısına dikilirim öyle olmaz diye. Ne alangirikli hayat demi? Bir arkadaşımız yanlış yapmasın diye bazen 4-5 kişi toplanır oğlum bak yanlış yapıyorsun diye nasihat da ederiz hani. Ona akıl vermek, onun yerine düşünüp karar vermek daha kolay. Devamını oku »
Etiketler:karar vermek,
karar vermenin zorluğu,
kararsızlık
9 Mayıs 2008 tarihinde aleysan yazmış 2 yorum »
Daha önceleri reklamlar sıradan olurdu. Ne bileyim bir kireç önleyeci reklamını düşünün yıllarca aynı reklam döndü durdu tv de son bir yıldır reklam sektörü kendini oldukça geliştirdi ve izleyicinin ilgisini çekti. Hatta bazı reklamları izlemeyi dört gözle bekleyen insanların varlığından eminim. En çokta küçük çocukların oynatıldığı reklamlar tuttu. Bazılarımız bu işte çocuk istismarı var desede yine bir şey değişmedi ve yeni reklamların yolda olduğundan eminim. Çoğu reklam şirketi ve reklam yaptıran firmalar kaliteyi yakaladılar. Artık izlenebiliyorlar, bu da büyük bir başardır. Devamını oku »
Etiketler:reklam eleştirileri,
reklam izle,
vestel,
vestel reklamları
26 Nisan 2008 tarihinde aleysan yazmış 1 yorum »
Medya artık öküz altında buzağa aramaya başladı. Söylediğiniz her harfi aleyhinizde aklınıza gelmeyecek şekilde, hatta şeytana pabucunu ters giydirebilecek seviyede yazıp yayınlıyorlar. Utanıyorum. Doğru habercilik :S bu ise … Neyse asıl konumuza gelelim. En son vakalardan birisi, hakaret üstüne hakaret edilen edilen Hakan Şükür. Söylediği tek şey maçın kutlu doğum haftasına yakışır bir şekilde barışcıl bir ortamda geçmesi dileği. Bizim medya ne yaptı nerede ise linç etmedikleri kaldı. Neden çünkü dinle ilgili bir söz söyledi. Futbola din karıştırdı bu mu yani. Hangi müslüman Peygamber’inin (sas) doğduğu haftayı kutlamaktan rahatsız olur veya bu haftada kötü şeylerden kaçınmaktan… Hakan Şükür’ün dediği bu değil mi kavgadan, terörden uzak bir maç olsun bu haftanın önemine. Ula çıkıp… Hakan Şükür ve onun gibilerin yıpratılması birilirenin ekmeğine yağ sürecek herhalde. Vay be bu kadar mı uzaklaştık dinimizden? Medyanın ilk hedefini … olarak belirttim. Varın siz saatlerce günlerce düşünün o boşluğu doldurun. Bu mesele ile ilgili bir çok yazı var onlarıda okumanızı tavisye ederim. Nahnu, samanyaluhaber.
Etiketler:hakan şükür,
kutlu doğum haftası,
medya