Arkadaşlar özellikle 60 lı ve 70 li yıllarda tüm dünyada başta müzik , edebiyat ve sinema olmak üzere , insanlığın tüm sanat birikimi müthiş meyveler verdi.O güne kadar ulaşmış duygu,akıl,estetik,ruh,sanatsal kaygı gibi temel öğeler etrafında seyri de,dinlemesi de,izlemesi de mükemmel eserler günümüzde ne yazıkki yerini ,değindiğim temel kriterlerden neredeyse hiç birine sahip olmayan pop,lahmacun ve küresel kültür zırvalıklarına dönüştü.Müzik için yorum yapacak olursak romantik,çıkarsız aşklar ,körfezdeki dalgın sular,Haliç ve Sadabat bitti,sevgiliye siz diyen,onun aşk acısından bile yaşama bağlanma nedeni çıkaran yüce gönüller tükendi,ayrılık sonrası sevgilisine hakaret eden,ona şerefsiz diyen güya mağrur ve güçlü insanım mesajları veren,gündelik aşkları öven eserler ! türedi.Bestekarlar ilham alacak ilişki ve kültürel değerler bulamayınca meyva veremez oldular.Körfezler lağımla ,bahçeler apartmanlarla dolduğu için ortalığa eğitimsiz,birikimsiz,kültürsüz,ruhsuz sanatçı müsvetteleri çıktı.Güzelim halk türkülerini ve TSM şarkılarını arabesk ağız ve yorumlarla okuyan kişiler rağbet görmeye başladı.
En acısı da benim güzel milletim bunları el üstünde taşıdı.
Arkadaşlar ben müziğe olan özel ilgimden dolayı çocukluğumdan bu yana müziğimizin nerelerden nerelere geldiğini gördüğüm için bu konuda çok dertliyim.Diyeceksiniz ki ya Fikret kardeşim her alanda aynı bozulma var sadece müzikte mi? Ben sosyolog veya tarihçi değilim sizlere ahkam kesmek gibi bir niyetim de yok.Sadece bu derdimi sizlerle paylaşmak istedim.Sizlerden ricam birbirimize komik resim,sosyal mesajlar veren slaytlar,ilginç videolarla birlikte düşünce ve görüş paylaşımına açık mesajlarda gönderelim.Hepimiz belli konularda birikimleri olan insanlarız,birbirimizden yararlanacak çok şeyimiz var.
1999.
8 yıl önce.
Cannes’da "Life is Beautiful" filmi gösteriliyor.
O müthiş film.
Hani sonradan Oscar aldı.
Davetliler arasında reklamcı Alinur Velidedeoğlu da var.
Pırıl pırıl, şahane bir hava.
Güneş, çapkın çapkın göz kırpıyor.
Davetliler, Carlton Oteli’nin plajındalar.
Pek çok milletten insan bir arada.
Alinur’un karşısında kırık ama sevimli bir Türkçe ile konuşan bir Amerikalı var.
Alinur da o gün son derece neşeli, fırsatı kaçırmıyor, espriyi patlatıyor:
"Sevgiliniz güzel miydi?"
"Hayır" diyor Amerikalı en ciddi haliyle, "İsterdim ama Türk sevgilim hiç olmadı…"
"Nasıl oluyor da kendinizi Türkçe bu kadar iyi ifade ediyorsunuz o zaman? Nerede öğrendiniz dilimizi…"
"Hapishanede" diyor adam.
"Ülkenizin hapishanelerinde beş sene yattım…"
Sessizlik.
Alinur soruyor:
"Hapse neden düştünüz?"
"Esrar kaçırıyordum, yakalandım… "
"Allah Allah yaşadıklarınız Midnight Express’in hikáyesine benziyor…"
Amerikalı da, "Benzemiyor, ta kendisi!" diyor.
Doğa insanlar için ne kadar kendini parçalıyorsa insanlarda onu hırçınca kullanıyor.Ne olur onun için 1 dakikanızı ayırın lütfen…
*Bir insanın yıllık gazete, dergi, kürdan, kırtasiye vesaire ihtiyaçları
için tam 7 agac kullandigini biliyor muydunuz? *
*Yani düsünün her birimiz yilda 7 agaci tuketiyoruz!!*
Bari en azinda birkacini geri diksem diye dusunurken bugun asagidaki maili
yolladý bir arkadasim.
*Sizin icin 7 degil tam 9 tane mese agaci dikilecek… Hem de bedava : )
Böylece en azindan dogaya olan borcumu biraz olsun ödeyebilecegim icin
mutluyum. *
*Siz de kendi adiniza yardim etmek isterseniz iste yapmaniz gerekenler..** *
*Siteye giriyorsunuz…
Sol altta projeye destek butonuna tikliyorsunuz.
Formu doldurup yolluyorsunuz.
Sponsor firmalardan 20 adet sms geliyor size…
Kurus vermiyorsunuz…
Isterseniz mesajlari okumadan siliyorsunuz.
Formu dolduran herkes icin 9 mese dikiliyor.