Umre yolculuğu 2 GÜL KOKULUM

7 Eylül 2007 tarihinde aleysan yazmış Yorum yok »

Öyle bir sevda ki, bizi oralara çekti ; yaktı, kül etti. Ziyaretin 3. günü saat 24 suları. Resulullah’a Uhud savaşı sırasında yarılarak adeta sevgisini ve O’nun yüceliğini gösteren mağaraya doğru yola koyulduk. Bizi mubarek MİHRALİ SÜLEYMAN (Bilal-i Habeş-i Camii baş müezzini) ağabey arabsıyla Uhud’a kadar götürdü. Mağara Uhud’un eteklerinde yer almakta. Tozu tekrar toprağa katarak çıktık mağaraya. Resulullah’ın ayak bastığı, sığındığı bir mekanda olmak herkese maneviyat üstüne maneviyat katmasının havasıyla kimse kendini tutamadı. Bir de Resulullah’ın o mübarrek kokusunun buram buram o mağarada insanın içine işlemesi adeta O’nunla orada savaş anında O’nu koruyor havası veriyor insana… DAHA HALA GÜL KOKUSU GELİYOR O MAĞARDAN. Resulullah’ın o gül kokusu… Ayrılmanın zorluğu bir başkayıdı oradan. Ağlaya ağlaya indi herkes aşağıya. Bizi almaya gelen şöför abi sizde gül kokuyorsunuz hacılar dedi. Sevinç-hüzün herkes otele. Bu mağaradan önce Uhud savaşının zuhur ettiği yerleri gezdik.  Hz. Hamza’nın şehit düştüğü yerdeki mezarı ve coşkulu bir anlatım beni çok etkilemişti. Oturup okçular tepesinde düşündüm… İç ve dış gezilerden sonra Medine turu bitmiş oldu. Sevgilin yurdundan ayrılmanın verdiği hüzün ve Hz. Allah’ın evim dediği KABE’nin bulunduğu Mekke’ye doğru yola çıkmanın verdiği heyecan… Mekke’ye kilometerler kala bir mescidde ihrama girdik. İhram havlu tipindeki dikişsiz bezlere verilen ad. İhrama girildiğinde normal halde serbest olan şeyler haram kılınıyor ta ki umreyi veya haccı yapıp saçını kestirerek ihramdan çıkana kadar. Buda toplam bir kaç saati bulur. 

 İNŞALLAH HAFTAYA " KABEYİ İLK GÖRÜŞ"

Etiketler:, , , , ,

Berat Kandili affımız için büyük bir fırsat

27 Ağustos 2007 tarihinde bünyaz yazmış Yorum yok »

Cümlemizin berat kandili mübarek olsun faydalı olabileceğini düşündüğüm bir yazıyı sizlere sunuyorum  hayırlı kandiller

MUSTAFA AYDIN

Şaban ayının 15’inci gecesi olan Berat Gecesi mü’minler için asla ihmal edilmemesi gereken bir gecedir. Berat’ın gündüzünü oruçla, gecesini de ibadetle geçiren kimse Rabb’inden gelecek lütuflara hazır olmalıdır.

Manevî huzur ve sükunun kalplere doğduğu, coşkun rahmet dalgalarının başladığı mübârek üç ayların ikincisi olan Şaban ayı içerisinde bulunan Berat Gecesi her Müslüman için önemli bir zaman dilimidir. Hz. Peygamber (sas), Şaban ayına ve özellikle bu ayın on beşinci gecesine ayrı bir önem vererek onu ihyâ etmiştir. (Tirmizî, Savm, 39) Berat, Arapçadaki “berae-beraet” kelimesinin Türkçeleşmiş halidir. Beraet, “iki şey arasında ilişki olmaması”, “kişinin bir yükümlülükten kurtulması” veya “yükümlülüğünün bulunmaması” anlamına gelir. Allah’ın (cc) affı ve bağışlaması ile Müslümanların günahlarından temizlenmesi ümidiyle bu geceye Berat Gecesi denilmiştir. Bu gecenin diğer gecelerden daha fazla ibadet ile geçirilmesinin sebebi şu hadis-i şeriftir: “Şaban ayının yarı gecesi (on beşinci gece) oldu mu, onu ibadet ve taatla geçirin. Gündüzünde oruç tutun. Zira Allahü Teâlâ o gecenin gurûb vakti (güneşin batmasıyla) dünya semasına rahmetle tecelli eder ve fecir doğana kadar, ‘Yok mu bana istiğfar eden (af isteyen), onu mağfiret (af) edeyim. Yok mu benden rızık isteyen, ona rızık vereyim. Yok mu bir musibete uğrayan (hasta olan), ona âfiyet bahşedeyim. Yok mu şöyle, yok mu böyle!’ der.” buyurmuştur. (İbn Mâce, “İkame”, 191) Peygamberimiz, Efendimiz (sas) başka bir hadîs-i şerifinde şöyle buyuruyor: “Allah (cc), Şaban ayının yarı gecesinde dünya semasına lütufla tecelli edip, ‘Kelp’ kabilesinin koyun sürüsündeki kıllardan daha çok kimselerin günahlarını mağfiret eder (bağışlar).” (Tirmizî, “Savm”, 39; İbn Mâce, “İkame”, 191) Bir diğer hadîs-i şerifte de Hz. Muhammed (sas) şöyle buyurmuştur: “Allah (cc), Şaban ayının yarısında kullarının hallerini gözden geçirir, müşrik ve kindar olanlardan başka herkesin günahlarını affeder.” (Tac, II/93)

*** Devamını oku »

Etiketler:, , , , , , , , , ,

Güzel gençler

18 Ağustos 2007 tarihinde bünyaz yazmış Yorum yok »

Şu dakika itibariyle gençlerimiz hala neidüğü belirsiz bir haletiruhiye içerisinde seyir halindeler.Ne yazıkki Batılılaşamama kaygısı içerisinde ne yediği ne giydiği ve ne dinlediği belli olmayan gençarkadaşlarımız maesef durup düşünme yetilerini yitirmişler gibi.Acaba "ben ileride arkama dönüp baktığımda gerçekten verimli bir genç olaraka bir şeyler yaptım" diyebilecekmi.Bugün Ailem dergisinde okuduğum yazı gerçek genç sıfatını kimlerin taşıdığını bizlere kesin hükümlerle izah ediyor buyrun

"En hayırlı genç nasıl olur?

 

Bir hadis-i şerifte, en hayırlı genci

özellikleri nasıl anlatılıyor? Bir gencin Allah’ın hoşnutluğunu kazanması hangi hususlara bağlıdır?

Rasûl-ü Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz, “Gençlerinizin en hayırlısı, (sefahetten uzak durmakta ve temkinli davranmakta) ihtiyarlara benzeyendir. Yaşlılarınızın en fenası ise, (başını gaflete sokmakta ve nefsinin arzularına uymakta heva perest) gençler gibi yaşayandır.” buyurmuştur. Bu itibarla, ister kadın ister erkek en hayırlı genç, bir ayağı kabirde yaşlı bir insan edasıyla sürekli ölümü ve ölüm ötesini düşünen, âhiretine azık tedarik etmek için çalışıp didinen, gençlik heveslerine esir olmayan ve gaflette boğulmayan gençtir. O, nefsânîliğin en azgın olduğu dönemlerde bile, öteler iştiyakıyla coşup cismanî arzularını gemleyebilmiş, kulluğu tabiatının bir derinliği haline getirmiş ve kendisini Hakk’ın yoluna vermiş bir adanmış ruhtur.

Yaşı açısından daha küçücük bir çocuk iken, Allah Teâlâ’nın hususî lütuflarına mazhar olan ve kendisine hikmet verilen Hazreti Yahya (aleyhisselam) bu yiğitler için en güzel örneklerden birisidir. Rivâyete göre; yaşıtı olan çocuklar, “Yahya, gel, sen de bize katıl; beraberce oynayalım!” dedikleri zaman, “Ben, oyun için yaratılmadım” diyen Aziz Nebî, oynamak çocukların şiarı olmasına rağmen, kendisi daha o yaşta hilkatin gayesini kavramıştı.

İşte, en hayırlı genç, Hazreti Yahya gibi, daha hayatının ilkbaharında, kulluğunun farkına varıp dünya misafirhanesini ebedî saadetin kapısını açmak için bir vesile olarak değerlendiren delikanlıdır. Genç, iman gücüyle şahlanıp iradesinin hakkını vererek nefsanî arzularını sınırlayabilen, her gün birkaç defa kendini hesaba çekerek davranışlarını kontrol altına alabilen, silkinip gönül dünyasında dirilerek gerçekten var olduğunu ortaya koyabilen, en ulvî hislerle mamur ettiği gönlünü fizik ötesi âlemlere de açık hale getirendir.

Devamını oku »

Etiketler:, , , , , , , ,

Nefsimizle kavga hali

14 Ağustos 2007 tarihinde bünyaz yazmış 4 yorum »

Bu gün Ailem dergisinde bir yazı okudum ve gerçekten etkilendim.İnsan oğluna yaradanı tarafından bir çok ibretlik durum gösterimekte ve bunlardan istifade edip doğru yolu bulması sağlanmaktadır.Ama günüzmüde "kabuğundan çıkan civcivin kabuğunu beğenmemesi" gibi yetişen ve yetişmiş nesillerimiz hem maneviyatından heöde milli ve insani duygularından kopup gidiyor.Bu yazı nefsimizle nasıl bir kavga içerisinde olmamızı özetliyor ve durumun kopyasını ibretlik bir durumda irdeliyor.İnşallah faydalı olur :) "Nefsimiz de guguk kuşu gibidir Guguk kuşunun başka yuvalara yumurtlayıp, yavrularını buradaki ebeveynlere baktırdığını, yavruların diğer yavruları yuvadan attığını biliyor muydunuz? İşte nefsimiz şeytan tarafından gönül yuvamıza bırakılmış yabancı yumurta gibidir. Guguk kuşunu normal hayatta görmemişizdir belki; ama “guguklu saati” biliriz. Saat başı küçük kulubesinden çıkıp “guguk guguk” diye öter. Gerçek hayatta ise guguk kuşunun ötüşünde müthiş bir plan ve insanoğlu için sınırsız ibretler bulunuyor. Dişi guguk kuşu, yumurtlama vakti geldiğinde adeta zamanla yarışmaktadır. Devamlı uyanık ve dikkatli olan bu kuş, yapraklar arasında gizlenerek, yuva yapan başka cinsten kuş çiftlerini gözler. Daha önceden iyi tanıdığı bir kuş türünün yuva yaptığını görünce ne zaman yumurtlaması gerektiğine karar verir. Artık, yavruya bakacak kuş ailesi belirlenmiştir.

Devamını oku »

.

Miraç Kandiliniz Mübarek Olsun

10 Ağustos 2007 tarihinde bünyaz yazmış Yorum yok »

miraç kandili
Miraç kandili kısaca böyle anlatılımış.Bu gece gerçekten önemli bir gecedir ve sevgili peygamberimiz (S.A.V.) herzaman olduğu için ümmeti için bir güzellik oluşmasına vesile olmuştur.Bu geceyi faydalı geçirmek için yapabileceğimiz tek şey ibadettir. Geceniz hayırlı olsun allah dualarıızı kabul etsin.

ömer faruk tekbilek

I LOVE YOU.mp3

İbrahim sadri

peygamberimiz gelse.mp3


Devamını oku »

.

Kötü huy diken gibidir

7 Temmuz 2007 tarihinde bünyaz yazmış 1 yorum »

 Mevlânâ hazretleri, Mesnevi’de kötü huyun insanın nefsine ve çevresine nasıl bir eziyet yaptığı hakkında şöyle bir hikaye anlatır: Huysuz adamın biri bir gün herkesin gelip geçtiği yol üzerine dikenli çalılar diker. Yoldan geçenler her ne kadar “Bunları buradan sök at” dese de o bunların hiçbirine kulak asmaz. Yine kendi bildiğini okur. O dikenli çalılar büyür yoldan geçen halkın ayağına takılır, onlara eziyet eder. O yoldan geçenler perişan olur. Bu durum valiye kadar intikal edince vali onu yanına çağırır. Dikenleri sökmesi için emreder. O da sökerim diye söz verir; ama bugün yarın diye ertelemeye devam eder. Ne sökmem der ne de sökmeye teşebbüs eder. Bir gün vali onu yanına çağırır; “Verdiği sözde durmayan adam, emrimi uygula!” diye sıkı sıkı tembihler. Ağır ikazlarda bulunur. Çalıları diken huysuz adam da şöyle der: “Önümde hayli günler var. Merak etme nasıl olsa günün birinde sökerim.” Vali ise çabuk olmasını söyler ve onu uyarmaya devam eder. Ama adam sözden anlamaz. Dikenler de kök salıp büyümeye devam eder.

Devamını oku »

Etiketler:, , , , , , , ,

Okunması gereken bir yazı “CENNET UCUZ DEĞİL”

21 Haziran 2007 tarihinde aleysan yazmış 3 yorum »

Hayalimizin yettiği en güzel tanımlamayla cenneti tasvir etsek bile onu “küçültmüş” gibi oluruz. Çünkü, bizim hayal gücümüz cennetteki güzellik yanında sınırlı kalır. “Ne göz görmüş, ne kulak duymuş” böylesine büyük bir nimete ulaşabilmek için gayret sarf etmek gerekiyor.
Uzun yıllar atletizm veya Uzakdoğu sporlarıyla meşgul olmuş bir insanın döktüğü teri bir kavanozda biriktirmek mümkün olsaydı kim bilir kaç kavanoza ihtiyacımız olacaktı! Sadece bir madalyanın bedeli bu ise ebedi mutluluk ve huzur kaynağı olan cennet yurdunun bir bedeli olmayacak mı? Sinema koltuğuna oturup bir filmi seyredebilmek için bile bir ücret ödemesi gereken insan, ebedî bir âlemde cennet koltuğuna oturup, O Güzeller Güzeli’nin cemalini temaşa etme karşılığında bir bedel ödemeyecek mi?
Devamını oku »

.

Bir laf söylemeden ve bir hareket yapmadan önce ince düşünün

18 Haziran 2007 tarihinde bünyaz yazmış Yorum yok »
Beşer fıtratının verdiği etkiyle genelde şaşma yolunda çabuk toplama yolunda ise biraz ağır adımlar içindedir.Bazen çok sağlam karakter gösterirken bazen ne yaptığını bilmez hatta insan olduğunu bile unutur.İnsan dünyaya geldiği andan itibaren çeşitli vesilelerle hayatına yön verir.Düşünce yapısını,insanlara vereceği tepkileri,yaşayış tarzını bu etkileşim içerisinde oluşturur.Her insan olağan şartlar içerisinde yaşayamayabilir ve bunu sonucunda toplumun kabul sınırlarını zorlar.İnsan yapacağı işleri, söyleyeceği sözleri ince hesaplarla uygulamalıdır ki karşınısındaki kimse bu etkileşim sonunda mağdur olmamalı hatta memlun kalmalıdır.  Malesef toplumumuzda insanların aralarındaki diyaloglarda bir yozlaşma söz konusu.Bu durum o kadar içler acısı bir haldeki baba oğlu ile iletişim kuramıyor anne kızıyla iletişim kuramıyor öğrenci öğretmenini yanlış anlıyor hatta komşular birbirlerine komşuluk bağından çok menfaat bağıyla bakıyor.Bu durumun sonucunda tutarsızca sarfedilmiş sözler hainlikle yapılmış işler ve kırık kalpler kalıyor.Nekadar acı ve hassasiyet gösterilmesi gereken bir konu.Peygamber efendimiz (s.a.v.) güzel ahlakıyla bizlere bu konuda büyük örnek oluyor kendisi bulunduğu ortamlarda hiçbir kimsenin kalbini kırmamıştır.Hatta kendine yapılan hakaretlere bile ters ve kötü tepkiler vermemiştir.Bizler onun ümmeti olarak onu şefaatine nail olmak istiyorsak onun gibi yaşamalıyız.İnsanları "yaratılanı severim yaratandan ötürü" sözü çerçevesinde sevmeliyiz ki toplumsal barış insanlar arasındaki diyaloglar daha güzel daha verimli geçsin.Yoksa bir insan varlık amacından sapmaması içini kin ve nefret bürümemesi çok kolay olur.

Devamını oku »

Etiketler:, , , , , , ,