Recep İvedik sinemalarda

11 Ocak 2008 tarihinde bünyaz yazmış 43 yorum »

recep ivedik recep ivedik recep ivedik

Şahanın bana göre en bomba tiplemelerinden biridir recep ivedik halime ile maceraları salih abiden siparişleri ile pencere kenarında oturan adam recep ivedik,artık sinemalarda fragman beni kopardı.Gülmekten koptum ve aklıma daha önceki recep ivedik tiplemeleri ,geçen sözler ve bizim çocuklarla gülmekten geçtiğimiz anlar gelince daha bi güzel oldu."Salihhhh abiii  Salihhhh abiii maketemi gidiyon" "İki bira çaktım gendime geldim" "bizim halimenin bitmek tükenmek bilmeyen lanet bi sebedi var" "gonuşma len" gibi gibi ama film bomba olmuş en azından fragman bize bunu kanıtlar gibi bekleyelim ve görelim.

Etiketler:, , , , , , , , , , , , ,

Kum Sanatı Ve Ilana Yahav

7 Ocak 2008 tarihinde aleysan yazmış 1 yorum »

Kum sanatı, ışıkla aydınlatılan bir masada kumla yapılan resim sanatı. Bu sanatla uğraşanlara kum ressamı denir. Kum gösterileri genellikle new age tarzı müzikler eşliğinde yapılır. Ses ve ışık, gösterinin daha da etkili olmasını sağlar ve büyülü bir atmosfer yaratır. En önemli temsilcileri arasında dünyaca ünlü İsrailli ressam İlana Yahav sayılabilir buna Dato’yuda ekleyebiliriz. (bu vikipedinin açıklaması) Bence insan izleyince rahatlıyor. Müzik ve ışık sizi buralardan alıyor götürüyor. Kendinizi kuma ve müziğe verin rahatladığınızı hissedeceksiniz. Buyrun..

 

 

Etiketler:, , , , , , ,

Orta Doğu’da Dört asırlık Barışın Sonu

3 Kasım 2007 tarihinde aleysan yazmış Yorum yok »
osmanlı

Osmanlı devleti, İslami yapı içinde daha başka pek çok din, dil, mezhep ve ırklara mensup toplulukları bünyesinde kaynaştırmış içtimai bir hususiyete sahipti. “Millet Sistemi” şeklinde kavramlaştırılan bu kompozisyon içinde, yönetimde hâkim unsur olan Türkler, toplam nüfusun az bir yekûnunu oluştururken, dini bakımdan çoğunluğu ise Müslümanlar teşkil ediyordu. Osmanlı’nın “milletler mozayiği” şeklinde teşkil ettiği bu üstünlüğü daha sonra zaafı haline dönüşecektir. Gözlerini Osmanlı topraklarına diken sömürgeci batı devletleri, önce, devleti yüzyıllardır dimdik ayakta tutan farklı din, mezhep ve ırklardan oluşan toplulukların herhangi bir kargaşaya meydan vermeden bir arada yaşamalarını sağlayan prensiplerin temelini oymaya başlamışlardır. Bu metodun esası, ırk, din ve mezhep farklılıklarını düşmanlıklara dönüştürmektedir. Orta Doğu ise, bu düşmanlıktan en fazla nasibini alan bölge olmuş ve olmaya devam etmektedir. İngilizler, Osmanlı’nın varlığını ortadan kaldırmak için 18. asırdan itibaren başlattıkları casusluk ve misyonerlik faaliyetleri ile Osmanlı devletinin Orta Doğu’da tesis ettiği barışı bozmayı hedefliyordu. Gaye, hem Osmanlı’yı ortadan kaldırmak, hem de İslam’ı yok etmekti. Orta Doğu’ya gönderilen bu misyoner casuslar, her vesileden istifade ederek, Osmanlı devletine karşı muhalifler yetiştirecek ve bilhassa ihtilaflardan yararlanacaktır. Hempher’in hatıralarında şunları okuyoruz: “Londra Misyoner Teşkilatı başkanı şöyle konuştu: Biz İngilizlerin müreffeh ve saadet içinde yaşamamız için, Müslümanlar arasına nifak tohumları ekmemiz lazımdır. Onların içinde ihtilaf kıvılcımları tutuşturmalıyız. Biz, Osmanlı devletinin her tarafına fitne sokarak, onu yıkacağız. Böyle yapmazsak İngiltere nasıl müreffeh olur? İşte Hempher! Bunun içindir ki, İslam dünyasını nifak ve fesad ateşine vermeden, onları tefrikaya atmadan geriye gelme…” Emperyalist devletlerin sömürgeci siyasetlerine karşı en ciddi tedbirler II. Abdülhamid Han tarafından uygulamaya konulmuştur.

Devamını oku »

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , ,

Eşref Saati

17 Ekim 2007 tarihinde bünyaz yazmış 3 yorum »

Show TV nin yeni dizilerinde olan eşref saati dizisinin müziği ama gerçekte şarkıyı söyliyen abimiz Burak AYDOS şarkını ismide Bize erkek adam derler.Ben ilk izlediğimde fragmanı Yavuz bingölü orda görünce ses direk onun dur diye düşündüm ama değilmiş dizi ve müzikteki sözler bize harbi delikanlı tarifi yapıyor kulağa küpe yapımlardan diyebiliriz neyse buyrun dinleyelim izleyelim

Devamını oku »

Etiketler:, , , , , , , ,

Kamyocu abilerden nağmeler…”KAMYON ARKASI YAZILAR”

14 Ekim 2007 tarihinde aleysan yazmış 2 yorum »

Hepimizin bildiği gibi memleketimiz insanının mizah gücü bir başkadır hele ki birde kamyoncuysa. Zaten daha önce bu kamyon arkası yazılarla ilgili bir yazı yazmıştık neyse buyrun birde bunları inceleyelim ve eğlenelim.

Alem bana ben sana hasta.
Aşıksan vur saza, şoförsen bas gaza.
Baba parası değil, 4 yıl lisans, 2 yıl master ve doktora teri Baba yorgun, dalaşma.
Babalar ağır gider…
Bir kavanoz reçel bunlarda geçer.
Bir sana, bir de sabah uykusuna hastayım.
Ceketi atarım asfalta yatarım.
Duanla mı yaşadım ki, bedduan ile öleceğim?
Düzde geçme beni, yokuşta mahçup ederim seni.
Eğer bu yazıyı okuyabiliyorsan, çok yaklaşmışsın demektir
Ela gözlümün nazına, hastayım fordun aragazına.
Gidişime yollar, duruşuma kızlar hasta!
Gönlünde yer yoksa bana güzelim; fark etmez ben ayakta da giderim.
Gözlerin güzel ama, bakmasını bilmiyorsun.
Hatalıysam, aramızda kalsın.
İstanbul Ankara 4 saat, sana sevgim 24 saat.
Karayollarında değil, senin kollarında öleyim.
Kolla beni şerit değiştiriyorum.
Kurbanda koç, asfaltta dodge.
Kuzu kurdun yollar ford’un!!
Kuleyle kavgalı çilekeş pilot!
Kamyon çeken 10 ton, gönlüm çeker Paris Hilton.
Nazlı yarin cilvesi, diş yapar Ford’un 2. Vitesi.
Ovaya saldım koçu, sevdim aldım dodge’u.
Para bende bundan sonra kıro olucam.
Sarı kızın nazı ford’un ara gazı !!
Vur kalbime hançeri, yüreğim parçalansın; fazla derine inme, çünkü orda sen varsin.
Yaklaşma toz olursun, geçme pişman olursun!
Yetişemezsen el salla.
Yolların kurdu babanın fordu.

Etiketler:, , , ,

Ülker gallery şeker reklamlar

5 Ekim 2007 tarihinde bünyaz yazmış 6 yorum »

Bu gün youtube dan gidiyoruz ama bence izlenesi komik reklamın konusu gibi şeker bir reklamlar serisi olmuş buyrun izleyin efendim

ülker gallery "hanım"

Devamını oku »

Etiketler:, , , , , ,

UZANAMIYORUM..

4 Ekim 2007 tarihinde rencber20 yazmış 3 yorum »

Koşmaya yeni başlamıştı adımlarım Düştüm,

Bebeğim bir yanda,Gülüşlerim bir yanda.

Anneme baktım, Yoktu!

Başımda yabancı bir adam Küçücük göğsümde kocaman elleri Sakalları deldi geçtipespembe tenimi.

Anne, anneeeeeeee. …

Bir oyun sandım Elleri kara kara ‘öcü’ amcalarmış

Bir emzik düğümünde yarıldı bedenim Altımı ıslattım sandım

Kan kaybında Boğuldu insanlık!

BebektimÇocuk olacaktım Abla olacaktım

Altımdaki bez çıkmadan,Kadın oldum bir buçuk yaşında…

ADAM OLDUMU o amca bedenimde ???

Öğretin bana; kendi suyumu kendim alamazken

Nasıl sulayacağım bedenimde ölen çiçeği!!!

Ben kadın olmak istemedim

Ben dünyaya da gelmek istememiştim ki!

Anneeeee… babaaaaa….

Işığı açın! Uzanamıyorum

ÇOCUK PORNOSU SAPIKLIKTIR

Etiketler:, , , , ,

UNUTTUK

4 Ekim 2007 tarihinde rencber20 yazmış 4 yorum »

BU UNUTULUR MU ?

Birinci Dünya Savaşı’nda Ingilizlere, 150 bin askerimiz esir düştü. Bu askerlerden bir kismi da Mısır’ın Iskenderiye şehri yakınlarında bulunan Seydibeşir Usare Kampı’na hapsedildi.

Kampın tam adı, ‘Seydibesir Kuveysna Osmanli Useray-i Harbiye Kampı’ idi. Bu kampta, 1918′de Filistin cephesinde esir düşen 16. Tumen’in 48. Alayı’na baglı Osmanlı askerleri tutuluyordu.

12Haziran 1920′ye kadar iki yıl boyunca her türlü işkence, eziyet, agır hakaret ve aşagılamaya maruz kaldılar.

Bu insanlık dışı muamelenin nedeni ise Ermeniler idi…

Kamptaki, Türkçe bilen Ermeni tercümanların yalan, yanlış çevirileri ve kışkırtmaları nedeniyle, kamplarin Ingiliz komutanları, azılı Türk düşmanı kesilmişlerdi. Savas bitmişti. Ancak, kamptaki ağır koşullar nedeniyle ölenler dışındaki askerleri teslim etmek, Ingilizler’in işine gelmiyordu. Cünkü, olasi yeni bir savasta, bu askerlerin yeniden karşılarına cıkabilecekleri, Ermeniler tarafından, Ingilizlerin beyinlerine işlenmişti.

Çözüm toplu katliamdı… Askerlerimiz, mikrop kırma bahanesiyle, süngü zoruyla dezenfekte havuzlarına sokuldu. Ancak suya normalin cok uzerinde krizol maddesi katılmıştı. Mehmetçik, daha ayağını soktuğunda, aşırı krizol maddesi nedeniyle haşlanıyorlardı. Ancak Ingiliz askerleri dipçik darbeleri ile askerlerimizin havuzdan çıkmalarina izin vermiyorlardi. Mehmetçikler, bele kadar gelen suya başlarını sokmak istemedi. Ancak bu kez Ingilizler havaya ateş etmeye başladı. Askerlerimiz, ölmemek için çömelerek başlarını suya soktular. Ancak başını sudan kaldıran artık göremiyordu. Cünkü gözler yanmıştı

Dışarı çıkanların halini gören sıradaki askerlerimizin direnişleri de fayda etmedi ve 15 bin askerimiz kör oldu. Bu vahset, 25 Mayis 1921 tarihinde TBMM’de görüşüldü. Milletvekilleri Faik ve Şeref beyler bir önerge vererek, Mısır’da esirlerin krizol banyosuna sokularak 15 bin vatan evladının gözlerinin kör edildiğini, bunun faili olan Ingiliz tabip, garnizon komutanı ve askerlerinin cezalandırılması icin TBMM’nin teşebbüse geçmesini istediler.

Tabiiki yeni kurulan devletin bin türlü sorunu vardı. Bu hesap sorma işide unutuldu gitti.

Ama onlar unutmuyorlar…

Kendi ihanetlerini bile soykırım ambalajına sarıp, dünya kamuoyuna sunuyorlar. En üzücü olanı da malum birilerinin, bu karalama kampanyalarına çanak tutması…

ERMENİLER SOYKIRIM YAPILDI DIYE DÜNYAYI AYAĞA KALDIRIYOR BİZİM TARİHİMİZDEN HABERİMİZ YOK.

Etiketler:, , , , , , , , ,