Bu gün bu fotoğrafı ilk gördüğümde aklıma ilk kelimeler burda hoş durmaz! Hakeza o an bir hışımla bu konuya değinmek istesemde tevafuk oldu babam seslendi ve kalktım.Ama bu gün gezgiğim bir çok sitede bu talihsiz olay irdelenirken çıkardığım tek anlam vardı oda yapılanların hazımsızlık ve güvensizlikten başka bişey olmadığı.Şimdi neye ve neden güvensizlik var derseniz çok komik bence bir bez parçası (kendi tabirinizle) kalkacak Türkiye‘yi yıkacak Cumhuriyeti ve değişmez niteliklerini nakavt edecek ve sizin çok güvendiğiniz hatta değişmesini istemediğiniz anayasa ve buna bağlı çıkartılmış fevkaladenin fevkinde yasalar bir aksilik durumunda etkin gücünü kullanamayacak. Çok ilginç ne yapmaya çalıştığınızı anlamıyorum elit kesim. Allah aşkına nedir bu yapılan yada hedef nedir.Ne geçti elinize başınız göğe erdi mi ? Hani sizin demokratlığınız ,özgürlükcülüğünüz nerde kaldı ne oldu.Ya size ne demeli çağdaşlık budalaları ve tvleri istedikleri gibi işgal eden medya maymunu yorumcular yaptığınızı beğendiniz mi 1 haftadır aynı üniversite ve sürekli olay haberi.Keyfiniz yerindedir.Çünkü istediğiniz buydu zaten bir yerde ipleri germek ve bunu tüm Türkiye’de yaşanıyor izlenimi, hatta haberi ilgili ilgisiz tüm programlara taşımak ve daha da gaz verilmesini sağlamaktı, zaten ordaki provakatörlerde kimbilir aynı tastan yemek yemişlerdir. Neyse… Ya sabır başka bişey demiyorum… Çok üzüldüm…
"Elbet birgün zalimin karşısında mazlumda galip gelecektir"
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, son günlerde başörtüsü üzerinde yapılan tartışmaların ‘laiklik elden gidiyor’ eksenine getirilmesinin yanlış olduğunu söyledi. "Türkiye, laikliği oturmuş bir ülkedir." diyen Bardakoğlu, "En küçük bir tartışmada laiklik elden gidiyor dersek sağlıklı bir tartışma yapmak mümkün olmaz." diye konuştu. CNN Türk televizyonunda Taha Akyol’un hazırlayıp sunduğu ‘Eğrisi Doğrusu’ programına konuk olan Bardakoğlu, 14 asırdır Müslüman kadınların başını örtmesinin dini bir gereklilik olarak görüldüğünü hatırlattı. ‘Kur’an’da başörtüsü var mıdır?’ konusunun din biliminin işi olduğunu belirten Bardakoğlu, şunları söyledi: "Dini bilimlerin tartışılma üslubu çok farklıdır. Daha çok ekranlara çıkma düşüncesinde olan, aykırı görüşler ortaya koyma çabası güden kişilerin ortaya koyduğu fikirler bu düşünceden uzaktır. Bir kişinin Müslüman olabilmesi için ‘ben Müslüman’ım’ demesi yeterlidir. Namaz kılmak, oruç tutmak ve diğer şartlar Müslüman olma şartı değildir. Bazıları ‘Kur’an’da başörtüsü yoktur’ diyebiliyor. Sözlüğe bakarak Kur’an ayetlerini açıklamak mümkün değil." Bunun üstüne daha kimse söz etmesin…. Ankara, Zaman 03 Şubat 2008, Pazar
Flash Tv’de Gece Hattı programını hazırlayıp sunan Gökhan Taşkın, türban tartışmalarına ilginç bir tepki gösterdi: Canlı yayında başını örttü!
Türban sorunun temelinde bağlama şekli olduğunu, başörtüsüne takılan bir iğneyle değişen bağlama şeklinin tüm bu tartışmaları çıkardığını vurgulayan Taşkın, 15 yıllık meslek hayatında sürekli türban haberi yapmaktan bıktığını açıkladı.Yanında getirdiği başörtüsünü bağlayan Taşkın, ‘küçük bir şekilcilik yüzünden yıllardır tartışıyoruz’ diyerek tepkisini dile getirdi.
Evvela fenerbahçeyle başlayalım değil mi bizi gururlandırdı ve iyi futboluyla bir üst tura çıktı. Canları isteyince çok güzel oynayabiliyorlar ve Türkiye’nin en iyi kadrosuna sahipler. Bir galatasaraylı olarak sevindim. Hayırlısı bakalım bir üst turda hangi takımla karşılaşacaklar. Birincilerin hepsi zorlu rakipler. Büyük tecrübe kazandılar diyebilirim daha sonraki senelerde daha iyi işler başaracaklarından da eminim.
Yeni atanan YÖK rektörü Yusuf Ziya Öcan’a bu görevin hayırlı olmasını diliyorum. İlk işim yasakları kaldırmak ve daha bilimsel bir üniversite açıklamasında bulundu. Bilimsellik konusunda birşey diyemem ama yasakları kaldırmak konsunda başının biraz ağıracağını düşünüyorum. Bu açıklamayı yaptıysa tüm bunları göze almıştır heralde. Muhafazakardır dediler, cemaat ayağı var dediler, eşinin Allah’tan başı açık dediler, atanacağı kimsenin aklına gelmedi dediler, oydu buydu dediler. Hep derler, biz icraatlarına bakacağız. Bizden farklı düşünüyor veya yaşıyor diye onu yok sayamacağımıza göre bekleyeceğiz. Olumlu işleri başımızın üstünde hemen idam etmiyeceğiz demi. Bakalım yeni başkanımızı zamanla ve icraatlarıyla tanıyacağız. Öğrenci olarak iki gözle bekliyoruz yeniliklerini.
Genelde forward mailler yoluyla gelen mesajlar vardır hani ucuz hesap zahmetsiz kopyala yapıştır olayı olduğundan fazla uğraştırmaz Ama uzun zaman önce cep telefonları piyasayı kaplamış ve herkezin ellerinde, bellerinde, ceplerinde boy göstermekteydi.Hemen her köşe başında elinde telefon birini görmek mümkündü.Tabi o zamanlar ipini koparan belki hala var (allaha şükür beni kahredecek yoğunlukta yok) habire birilerine çağrı atıyor öteki ona atıyor sonra öteki yine ona atıyor artık hangisi sıkılırsa o bırakıyor yada telefonun şarjı bitiyor falan. Genelde bunu çifte kumrular yapıyor ama görmemiş yada yeni hat veya telefon almış kimselerde yapıyorlar.Birisi bunlara "yeter oğlum /kızım" deyincede "yaw deniyom deniyom valla yaw nasıl bi telefon" Yada gayet masumane sırf dırıltı duymayayım diye yapanlarda vardı tabi " yaw olum kız çaldırıyor ne yapayım çaldırmasan trip atıyor " gibi.Neyse biz çok şükür bu zamanlarda hep beraberdik (yurtdaydık) işimiz olmadıkça çaldırma faslı, yok havadan sudan mesajlar olmadı bayramdan bayrama yada çarşıya çıkmış bi arkadaşın var sanada bişeyler lazım "olum gelirken bi cigara kap gel kola al" gibi işler için kullandık.Neyse yaklaşık 4 ay sonra (bir önceki spam cep mesajından bu yana ) Bizim recep bi mesaj çekmiş Türk Erkeğini Koruyalım Derneği (TEKDE) İçerikte klasik türk erkeğinin özellikleri mevcut tabi o masraftan kaçarak bir kaç tanesini yazmış Ben geri kalanlarını internette bulup tamamladım buyrun efendim.
Geçenlerde bir arkadaşa bir araştırma yapıyorduk.Ara ara yok ortalıkta neyse bu telekom ve wordpress.com madurlarını biliyoruz.Onlardan birinin bloğunda denk geldi oda önbellek yöntemiyle yakaladık sağolsun google neyse baktı işe yarar bir çok konu var lazım olur buyrun
Hepimiz bu kanunları iyi kötü biliriz.Aynı zamanda teorik ve pratiğin herzaman tutmayacağınıda bilirz İşte bir örnek.
"Birden fazla devrenin oluşturduğu kolları üzerinde e.m.k. kaynakları ve dirençler bulunduran karışık elektrik devresine elektrik şebekesi (elektrik ağı) denilmektedir. Şebekede üç veya daha fazla iletkenin birleştiği noktaya da düğüm noktası denilmektedir. Böyle karışık bir devrenin incelenmesi, çeşitli kollardan geçen akım şiddetlerinin hesaplanması sadece Ohm yasasının uygulanması ile bulunamaz. Bu nedenle l845 yılında Alman fizikçi Gustav Robert Kirchhoff tarafından kendi adı ile anılan iki yasa geliştirmiştir.
Kirchhoff ’un Birinci Yasası: Bir şebekenin herhangi bir noktasına doğru gelen akımların cebirsel toplamı sıfırdır.
∑ I = 0
Kirchhoff ’un İkinci Yasası : Bir şebekenin herhangi bir kapalı devresindeki e.m.k’ ların cebirsel toplamı ,aynı kapalı devredeki R.I çarpımlarının cebirsel toplamına eşittir.
Resimde de gördüğünüz gibi bu şey bi oyuncak hemde buharlı bir oyuncak çok eğlenceli olmalı kullanması :) Teknik detay konusunda gördüğüm kadarıyla arkada bir kazan var eletrirkli su ısıtıcısı suyu kaynatıyor borulardan valflerden geçip pistona oradanda tekerlere hareket vererek yürüme işini sağlıyor. Bu kadar basit bir sistem işte