Mustafa Kemal ATATÜRK

4 Mart 2008 tarihinde rencber20 yazmış 3 yorum »

Babası öldü.
Yetim büyüdü.
Üvey evlat oldu.
Tutuklandı.
Hapse atıldı.
Sürüldü.
İşsiz kaldı.
(Şöyle yazıyordu o sıkıntılı günlerde kaleme aldığı günlüğüne:
Harcamalarım fazla değil, zira gelirim hep az.)
Hastalandı…
Böbreklerinden.
Vuruldu…
Göğsünden.
Mesleğinden atıldı.
İdama çarptırıldı.
Kardeşleri öldü.
Çocuğu olmadı.
Boşandı.
Karaciğeri iflas etti. 

Devamını oku »

Etiketler:, , , , , ,

evet cem yılmaz dönüyor hemde A.R.O.G ile :))

25 Ocak 2008 tarihinde rencber20 yazmış 4 yorum »

Cem Yılmaz’ın gişe rekorları kıran filmi G.O.R.A’nın devamı olan A.R.O.G. seyirciyle buluşmaya hazırlanıyor. 3 dakikalık fragmanı yayınlanan film, yine çok ses getireceğe benziyor.
      Senaryosunu kendisinin yazdığı G.O.R.A’da filmin kahramanı Arif’i uzaya gönderen Cem Yılmaz, A.R.O.G’da da taş devrine gidiyor.
      "Arif’i taş devrine gönderme fikri nasıl gelişti?" sorusunu Zaman Gazetesi’ne verdiği röportajda Cem Yılmaz şöyle yanıtlamıştı:
‘G.O.R.A.’yı çekerken Arif’in, tıpkı Turist Ömer gibi dolaşma potansiyeli olduğunu fark ettim. Evet ‘AROG’ta Arif taş devrine gidiyor. Ben tarihin o bölümüne pek inanmıyorum. Ateş bulunmuştur, sonra avcılık ve toplayıcılık dönemi başlamıştır falan diye anlatırlar ya okullarda. Bu anlatım bana komik geliyor. Bunun için de iyi bir malzeme olacağına inanıyorum. Mesela ‘GORA’da bir Türk uzaya gitse ne yapar gibi algılandı, oysa ben orada uzaylılar tarafından kaçırılan bir insanın durumunu anlatmaya çalıştım. Tıpkı bunun gibi bugünden taş devrine gitsek ne yapardık; bunun peşine düşeceğim. Çünkü düşününce bayağı bir garip geliyor bana. Ama şunu söyleyebilirim, bu konuda ilk akla gelen şakalar olmayacak. Fikre dayalı bir komedi meselesi var ‘AROG’ta. Çok riskleri de var."

İşte A.R.O.G.’un fragmanı…

Devamını oku »

Etiketler:, , , , , , , , , , ,

Astroit dünyaya çok yakın geçecek…

25 Ocak 2008 tarihinde rencber20 yazmış Yorum yok »

Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi (NASA) 29 şubatta bir asteroidin Dünya’nın çok yakınından geçeceğini, çarpma tehlikesinin bulunmadığını açıkladı.
      NASA açıklamasında, 11 Ekim 2007′de NASA’daki bilim adamları tarafından keşfedilen asteroidin 150 ila 610 metre boyundaki asteroid’in gezegenimize 550 bin kilometre yakından geçeceği ve amatörler tarafından (29 Şubat TSİ 07.33′te) açık bir havada teleskopla izlenebileceği kaydedildi.
      Açıklamada, ”2007 TU24, 2027′den önce bu boyda Dünya’ya bu kadar yakın geçecek tek asteroid olacak” denildi ve Dünya’ya çarpma tehlikesi bulunmadığı ve endişe etmeye gerek olmadığı, tersine gözlem yapmak için bunun çok iyi bir fırsat olduğu kaydedildi.
      2007 TU24′ün Dünya’nın yakınından geçişi, bir başka asteroidin Mars yakınından geçmesinden bir gün önce gerçekleşecek. NASA, ilk hesaplamalarında, 2005 WD5 adı verilen bu asteroidin Mars’a çarpma olasılığını 25′te bir olarak açıklamıştı.

Etiketler:, , , ,

Haber spikeri canlı yayında başını örttü!

25 Ocak 2008 tarihinde rencber20 yazmış 4 yorum »

        Flash Tv’de Gece Hattı programını hazırlayıp sunan Gökhan Taşkın, türban tartışmalarına ilginç bir tepki gösterdi: Canlı yayında başını örttü!
Türban sorunun temelinde bağlama şekli olduğunu, başörtüsüne takılan bir iğneyle değişen bağlama şeklinin tüm bu tartışmaları çıkardığını vurgulayan Taşkın, 15 yıllık meslek hayatında sürekli türban haberi yapmaktan bıktığını açıkladı.Yanında getirdiği başörtüsünü bağlayan Taşkın, ‘küçük bir şekilcilik yüzünden yıllardır tartışıyoruz’ diyerek tepkisini dile getirdi.

Devamını oku »

Etiketler:, , , , , ,

Ata’nın cevabı!!!

14 Ocak 2008 tarihinde rencber20 yazmış 5 yorum »

Cumhuriyet’in ilanından sonra, İstanbul’da bir resepsiyon verilir.
Tüm Dünya Ülkelerinin elçileri ve ataşeleri de davet edilir.
Davet güzel bir şekilde devam etmektedir, fakat İngiliz ataşesi olan Binbaşının bakışları Atatürk‘ün gözünden kaçmaz.
Bütün davet boyunca kendisine dik dik bakmıştır ve bakmaya devam etmektedir.
Ne olduğunu öğrenmek için yaverini gönderir.

Yaver Mustafa Kemal’e şöyle der:
* Paşam; kendisine size karşı neden ters bir tavır takındığını sordum, o da bana Mustafa Kemal’in Çanakkale’de babasını öldürdüğünü söyledi.

Bunun üzerine Atatürk şöyle der.
* GİT SOR BAKALIM BABASININ ÇANAKKALE’DE NE İŞİ VARMIŞ?…

Etiketler:, , ,

Nihat İspanya’da manşetlerde!!

14 Ocak 2008 tarihinde rencber20 yazmış Yorum yok »

İspanyol basını, La Liga’da sezonun ilk yarısının sonunda Deportivo Coruna karşısında attığı 2 golle maçın gidişini değiştiren ve Villarreal’i sıralamada 4. sıraya yükselterek Şampiyonlar Ligi bölgesine yükselten Nihat Kahveci’ye övgüler yağdırdı. İspanya Ligi’nde Villarreal sahasında Deportivo’yu 4-3 mağlup etti, kötü gidişe ‘dur’ dedi. 27′de Sergio’nun penaltıdan attığı golle öne geçen konuk ekibe, Villarreal’den Rossi yine penaltıyla cevap verdi. 58′de Pablo Amo ile Deportivo skoru 2-1 yaptı. 66 ve 68′de milli oyuncumuz Nihat Kahveci sahneye çıktı ve durumu 3-2′ye getirirken Tomasson’un penaltı golüfarkı ikiye çıkardı. 80′de on kişi kalan Deportivo’da Guardado attığı golle skoru 4-3 olarak yazdı.

Devamını oku »

Etiketler:, , , ,

UZANAMIYORUM..

4 Ekim 2007 tarihinde rencber20 yazmış 3 yorum »

Koşmaya yeni başlamıştı adımlarım Düştüm,

Bebeğim bir yanda,Gülüşlerim bir yanda.

Anneme baktım, Yoktu!

Başımda yabancı bir adam Küçücük göğsümde kocaman elleri Sakalları deldi geçtipespembe tenimi.

Anne, anneeeeeeee. …

Bir oyun sandım Elleri kara kara ‘öcü’ amcalarmış

Bir emzik düğümünde yarıldı bedenim Altımı ıslattım sandım

Kan kaybında Boğuldu insanlık!

BebektimÇocuk olacaktım Abla olacaktım

Altımdaki bez çıkmadan,Kadın oldum bir buçuk yaşında…

ADAM OLDUMU o amca bedenimde ???

Öğretin bana; kendi suyumu kendim alamazken

Nasıl sulayacağım bedenimde ölen çiçeği!!!

Ben kadın olmak istemedim

Ben dünyaya da gelmek istememiştim ki!

Anneeeee… babaaaaa….

Işığı açın! Uzanamıyorum

ÇOCUK PORNOSU SAPIKLIKTIR

Etiketler:, , , , ,

UNUTTUK

4 Ekim 2007 tarihinde rencber20 yazmış 4 yorum »

BU UNUTULUR MU ?

Birinci Dünya Savaşı’nda Ingilizlere, 150 bin askerimiz esir düştü. Bu askerlerden bir kismi da Mısır’ın Iskenderiye şehri yakınlarında bulunan Seydibeşir Usare Kampı’na hapsedildi.

Kampın tam adı, ‘Seydibesir Kuveysna Osmanli Useray-i Harbiye Kampı’ idi. Bu kampta, 1918′de Filistin cephesinde esir düşen 16. Tumen’in 48. Alayı’na baglı Osmanlı askerleri tutuluyordu.

12Haziran 1920′ye kadar iki yıl boyunca her türlü işkence, eziyet, agır hakaret ve aşagılamaya maruz kaldılar.

Bu insanlık dışı muamelenin nedeni ise Ermeniler idi…

Kamptaki, Türkçe bilen Ermeni tercümanların yalan, yanlış çevirileri ve kışkırtmaları nedeniyle, kamplarin Ingiliz komutanları, azılı Türk düşmanı kesilmişlerdi. Savas bitmişti. Ancak, kamptaki ağır koşullar nedeniyle ölenler dışındaki askerleri teslim etmek, Ingilizler’in işine gelmiyordu. Cünkü, olasi yeni bir savasta, bu askerlerin yeniden karşılarına cıkabilecekleri, Ermeniler tarafından, Ingilizlerin beyinlerine işlenmişti.

Çözüm toplu katliamdı… Askerlerimiz, mikrop kırma bahanesiyle, süngü zoruyla dezenfekte havuzlarına sokuldu. Ancak suya normalin cok uzerinde krizol maddesi katılmıştı. Mehmetçik, daha ayağını soktuğunda, aşırı krizol maddesi nedeniyle haşlanıyorlardı. Ancak Ingiliz askerleri dipçik darbeleri ile askerlerimizin havuzdan çıkmalarina izin vermiyorlardi. Mehmetçikler, bele kadar gelen suya başlarını sokmak istemedi. Ancak bu kez Ingilizler havaya ateş etmeye başladı. Askerlerimiz, ölmemek için çömelerek başlarını suya soktular. Ancak başını sudan kaldıran artık göremiyordu. Cünkü gözler yanmıştı

Dışarı çıkanların halini gören sıradaki askerlerimizin direnişleri de fayda etmedi ve 15 bin askerimiz kör oldu. Bu vahset, 25 Mayis 1921 tarihinde TBMM’de görüşüldü. Milletvekilleri Faik ve Şeref beyler bir önerge vererek, Mısır’da esirlerin krizol banyosuna sokularak 15 bin vatan evladının gözlerinin kör edildiğini, bunun faili olan Ingiliz tabip, garnizon komutanı ve askerlerinin cezalandırılması icin TBMM’nin teşebbüse geçmesini istediler.

Tabiiki yeni kurulan devletin bin türlü sorunu vardı. Bu hesap sorma işide unutuldu gitti.

Ama onlar unutmuyorlar…

Kendi ihanetlerini bile soykırım ambalajına sarıp, dünya kamuoyuna sunuyorlar. En üzücü olanı da malum birilerinin, bu karalama kampanyalarına çanak tutması…

ERMENİLER SOYKIRIM YAPILDI DIYE DÜNYAYI AYAĞA KALDIRIYOR BİZİM TARİHİMİZDEN HABERİMİZ YOK.

Etiketler:, , , , , , , , ,