80’ler şahane, 90′lardan acaba ne kalacak geriye?

‘Issız bir adaya düşsen yanına alacağın üç şey nedir?’ sorulu, cicili bicili anket defterleri, ‘Arkadaş arıyorum’ nidalarının yükseldiği uzun antenli telsiz odaları, kuş yuvası modundaki vatka omuzlar, şetlant kazaklar ve şalvar kotlar… Kendinizi 80’li yıllarda geçen çocukluğunuzun kollarına bırakma zamanı geldi.
80’lerin çocukları ve gençleri şimdi 40’lı yıllarına yaklaşıp anne-baba oldular. Ama o yılları özlemle anıyorlar. Unutulacak gibi değil çünkü yaşananlar. 80’ler onlar için şahaneydi; oyunları, ilk teknolojik gelişmeleri, okul ve mahalle anıları bir daha hiçbir dönemde yaşanmayacak. Muharrem Kaşıtoğlu, 80’lere doğru bir yolculuk yapmış ve o yıllardan günümüze kalan, herkesin tebessümle hatırladığı 304 anıyı Karakutu Yayınları’ndan çıkan “60’lar Hikâye, 70’ler Terane, 80’ler Şahane” kitabında bir araya getirmiş. Kendinizi Maykıl Ceksın (Michael Jackson), Madonna ya da belki de modern talking’i bulan çocukluğunuzun kollarına bırakmanın zamanı geldi…
Çivit: Annelerimizin çamaşırları boyamak için kullandığı mavi renkli toz; çivit, otomatik makinelerle birlikte mazi olmuştu.
Necefli maşrapa: TRT vericileri bozulduğu zaman ekranda maşrapalar belirirdi. TRT yetkilileri, teknik bir arıza giderilirken bu maşrapalar eşliğinde sunulan İpekyolu müzikleriyle halkı oyalardı.
Honki ponki: “Honki ponki tonino, çalına bimbo porino, muşi muşi popozo koziza, şiki şiki şayne tikitak tok” Şenay’ın söylediği bu şarkı çocukların dilinden düşmezdi.
Kalaycılar: Kalaycılar kapı kapı dolaşıp kalaylanacak tencere toplarlardı, sonra da onları boş bir arsada ateş yakıp kalaylarlardı.
Tipitip sakız: Tadı en güzel olan sakızdı. Gırgır’ın çizerlerinden Bülent Arabacıoğlu’nun çizdiği Tipitip karakteri ise çok sevimliydi.
Emzik şekeri: Bu şeker, emzik şeklinde ve birkaç renkte olurdu.
Arı mayalı silgi: Üzerinde arı maya resmi olan silgiler piyasaya çıkmıştı. Yeşil ve pembe renkte olurdu.
Hayat bilgisi dersi kitabı: İlkokulun efsane dersi ve kitabı. O kitaplardaki resimler bambaşkaydı…
Yerli Malı Haftası: “Yerli malı, yurdun malı, her Türk onu kullanmalı.” O gün herkes evden bir şeyler getirir, hep beraber sınıfta yenilirdi.
Çivi oyunu: Yağmurlu bir günün ardından, hafifçe yumuşamış olan sert toprak zeminde oynanan en kral oyundu.
Bu muhteşem yazının devamını okumanızı tavsiye ederim 







15 Mart 2008 tarihinde 20:45 sularında
88 doğumlu olmama rağmen hatırladığım bazı şeyler de yok değil…
25 Mart 2008 tarihinde 10:52 sularında
en bariz ve asla geri gelmeyecek olanı.. SİYAH ÖNLÜK OLSA GEREK..