Rüzgarın Gücü
Kategoriler: Aktüel..., Küresel ısınma, sosyal yaşam
Türkiye bir çok doğal kaynakla süslü ve bu yüzden yüzyıllardır cazibe ve yabancıların ele geçirmek istedikleri bir merkezdir.Öyleki bir çok yeraltı zenginlikler yerüstü güzellikler Türkiye’de hem bacasız sanayimiz hemde bacalı havayı kirleten sanayimiz mevcut. :) Uzunca bir süredir dillerde olan bir Sinop’a nükleer santral kuralum zımbırtısı var.Tabi biz küresel ısınmaya karşı gençlik bunun karşısındayız burda bir sağlık ve başta insanlar olmak üzere bütün canlıların hayatı söz konusu.Yıllardır kıyı ege civarı gezmişliğim var ve bilenler iyi bilir alaçatının rüzgarıyla ünlü bir memleket olduğunu hatta yelken ve sörf yarışmaları falan yapılır orda Alaçatı girişinde modern yel değirmenleri vardır.Ben bir çok kez onları gördüğümde "ulem koskoca Türkiye"de bi burdamı rüzgar var" derdim ve bakar kalırdım çok büyükler kimbilir ne enerji üretiliyordur.Neyse gelelim asıl mevzuya biz küresel ısınma karşıtı olmazsak küresel ısınma bize acayip bi kazık atacak belki biz o günleri görmeyiz ama bizim çocuklar torunlar, fanuslar içinde yaşamak zorunda kalacak yada kendilerine yaşayacak başka bir gezegen bulacaklar.E bide bunun kötü tarafı biz o teknolojiyi yakalayıncaya kadar bizim soyumuz tükenir zaten.Gelin etmeyim doğaya çevreye zarar vermeyin.Yoksa neslimiz tükenecek biz gidecek bi gezegen bulur onu mortgeyç ile taksit taksit satarızda gidecek aracı yapmak bizi biraz zorlar. 
Neyse daldan dala atlamıyalım
"Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun (EPDK) rüzgar enerjisine dayalı üretim tesisi kurmak için dün aldığı ‘lisans başvurularının’ toplam tutarı 156 milyar YTL’ye, toplam kurulu güç ise Türkiye’nin mevcut toplam elektrik enerjisi kurulu gücünün iki katına yakın olan 78 bin megavata (MW) ulaştı."
Bu nedemek oluyor arkadaşlar öncelikle enerji yatırımcısı akıllandı toplumun dünyanın tepkilerine kulak verir oldu.Bu hava enerjisi olayı en temiz enerji dönüşümlerinden benim bildiğim.Haliyle dünyanın gündeminde sürekli kalan küresel ısınma olayı bu tip enerji arayışlarına bilim adamları el atıveriyor yatırımcıları yönlendiriyor.Bi de bunların Türkiye’de olması da bizi gururlandırıyor.Kim yaparsa yapsın özelmiş devletmiş ben işin sonunda kazanca bakarım arkadaş burda cevreye zarar yok insanlığa zarar yok başkalarına muhtaçlık yok,ama sen gel nükleer enerji santrali kuracam de bu olmaz bunlar insanlığa ters, savaştan farksız eylemlerdir.Karşıyız yatırın paraları Havaya suya zararsız insanlığı tehdit etmeyen bütün işlere :)
Devamında
"
EPDK başkanı Yusuf Günay, ”artık bu rüzgarın önünde kimse duramaz. Beklediğimizin çok üzerinde bir başvuru ile karşılaştık” dedi.
Konuyla ilgili AA muhabirine açıklama yapan EPDK Başkanı Günay, dünkü lisans başvurularının ardından, tüm gece boyunca dosyaların incelendiğini söyledi.
Türkiye’nin rüzgar kurulu gücü son yıllarda devreye giren yatırımlarla 180 MW’ye ulaştığını ifade eden Günay, ”Bir ülkede Türkiye’nin tüm kaynaklardan oluşan toplam kurulu gücünün iki katı oranında rüzgar yatırımı başvurusu yapılması şaşırtıcı gelebilir. Özel sektörle görüşmelerimize göre çok yüksek bir talep öngörümüz vardı. Ancak beklediğimizin çok üzerinde bir başvuru ile karşılaştık. Böyle bir durum dünyada daha önce yaşanmadı. Bundan ülkemiz ve sektörümüz adına çok memnunuz” diye konuştu.
-”TAMAMI YATIRIMA DÖNÜŞMEZ”-
Mevcut elektrik iletim altyapısı ile aynı bölge için çok sayıda başvuru yapılmış olması dikkate alındığında, bu başvuruların tamamının yatırıma dönüşeceğini söylemenin mümkün olmayacağını belirten EPDK Başkanı, tabloya bakılacağını ve ne kadarının lisans alabileceğinin görüleceğini söyledi. Günay, şöyle konuştu:
”Ancak bu başvuruların önemli bir kısmını, dünyanın en büyük enerji şirketleri ile ülkemizde sadece enerjide değil ekonominin her alanında işleri olan çok köklü kurumlar yaptı. Bu şirketlerin önemli kısmı rüzgar ölçümlerimi yapmış, kredisini temin etmiş hatta türbin siparişi verip direkleri ne zaman dikeceğinin planlamasını da yapmış ciddi şirketler.
Aralarında sadece karada değil denizde de rüzgardan elektrik üretmek için tüm çalışmalarını yapanlar var. Üstelik kurumumuza başvuru aşamasında 780 milyon YTL’lik teminat mektubu verdiler. Bu başvurular ve şirketlerin hazırlıkları gösteriyor ki artık (bu yatırımcılar gayriciddi, bu işi yapmayacak) demek kadar abesle iştigal bir iş olamaz. Artık bu rüzgarın önünde kimse duramaz.”
-TÜRK ÖZEL SEKTÖRÜ ENERJİDE YATIRIMA İSTEKLİ-
Türk özel sektörünün enerjide yatırım yapmaya çok istekli olduğunu kaydeden Günay, rüzgar lisansı için yapılan başvuruların da ”bu iş özel sektörle olmaz” diyenlere bir ders olduğunu söyledi.
Günay, doğal gaz, kömür ve hidrolik yatırım başvuruları da dikkate alındığında özel sektörün Türkiye’nin arz güvenliğini sağlayacak, kaynak çeşitliliğini yapacak ve yerli kaynakları devreye alacak durum olduğunu vurguladı.
Bu yatırımların acilen devreye alınması için üstlerine görev düşen tüm kamu kurumlarının gereğini yapmaları gerektiğini ifade eden Günay, ”TEİAŞ, iletim alt yapısını güçlendirmek için özel sektörü de işin içine katan modeli hayata geçirmeli. EPDK, bu başvuruları en kısa sürede sonuçlandırmak için çalışmalı ve tüm kurumlarla birlikte bir yöntem geliştirerek aynı bölge için başvuru yapan şirketlerden kime lisans vereceğimize yönelik seçimi yapmalıyız” dedi."
Etiketler:alaçatı, çevre, doğal hayat, global warming, insanlığın geleceği, küresel ısınma, rüzgar gülü, Türkiye, yatırım| Rasgele | Benzer yazılar |






güzel olmuşdaaaaaaaaaa bide kendi yorumunu katmazsan daha güzel olurdu
forum siteleriyle karıştırdın heralde sen burayı